Gıda izlenebilirliği: AB gıda güvenliği politikasının temel taşı

Last Updated : 12 February 2014

1990'ların “deli dana hastalığı” krizi olarak bilinen, BSE'nin (bovin spongiform ensefalopatisi) siyasi etkisi ile tüketici güvenine ve gıda endüstrisine verdiği zararın ardından AB, gıda güvenliğine ilişkin politikasında ve mevzuatında büyük bir reform başlattı.  Gıda izlenebilirliği, bu reformun temel taşıdır.

Gıda izlenebilirliği ve ürün çekme/geri çağırma nedir? 

İzlenebilirlik, tüketim için kullanılacak her gıdayı, yemi,  kendisi veya ürünü tüketilebilen(besin değeri olan) hayvanı veya maddeyi, tüm üretim, işleme ve dağıtım aşamaları boyunca takip edebilme becerisidir.Gıdayla ilgili bir olay yaşanması halinde, güvenli olmayan gıdanın belirlenmesini ve ardından piyasadan çekilmesini veya geri çağrılmasını sağlar. Gıda tüketiciye ulaşmadıysa, satıştan çekilmesi yoluna gidilir. Gıda tüketiciye ulaşmışsa, tüketicinin mağaza içi uyarılar ve basın bültenleri aracılığıyla bilgilendirilmesini içeren bir ürün geri çağırma işlemi gerçekleştirilir.

Gıda izlenebilirliği ve ürün çekme/geri çağırma neden önemlidir?

İzlenebilirlik ve ürün geri çağırma, gıda işletmelerinin, gıda güvenliği/kalitesiyle ilgili olaylara hızla cevap vermesini ve böylece tüketicinin etkilenen ürüne maruz kalmasının önlenmesini veya bu ihtimalin en aza indirgenmesini sağladığı için önemlidir. İyi bir izlenebilirlik sistemi, ürün çekme/geri çağırmanın, bahsi geçen ürünlerle sınırlandırılmasını sağlayarak, ticaret ve şirket finansıyla ilgili sorunları en aza indirir.

Son zamanlarda, sığır ürünlerinin bildirim yapılmadan at etiyle değiştirilmesi çevresinde gelişen meseleler, izlenebilirlik sistemlerinin hileli faaliyetlerin kaynağının belirlenmesindeki önemini vurgulamıştır. Bu sistemler, azınlıktakiler tarafından gerçekleştirilen bu tip faaliyetlerin, tüketicinin korunmasına, tüketici güvenine ve gıda zincirinin çoğunluğunun dürüstlüğüne zarar vermemesini sağlamak için çok önemlidir.

Yasal şartlar nelerdir?

Gıda yasasının genel ilkelerini ve şartlarını ortaya koyan Düzenleme 178/2002, Avrupa'daki her gıda ile yem işletmesinin ve Avrupa'ya gıda/yem getiren işletmelerin, mevcut bir izlenebilirlik ve geri çağırma sistemine dahil olmasını gerektirir.

Tüm gıda ve yem işletmeleri, ham maddelerinin (örneğin, bileşenler ve ambalaj) nereden geldiğini ve ürünlerinin nereye gittiğini veya gitmiş olduğunu belirleyebilmeli; yani, gıda zincirinde bir önceki ve bir sonraki adımı belirleyebilmelidir. Bununla bilikte, sonraki adımın belirlenebilmesi, doğrudan nihai tüketiciye satış yapan işletmeler için geçerli değildir.1 

Ayrıca, kayıt tutmak, izlenebilirlik bilgilerini ürün ve/veya belgelere uygulamak ve bu bilgileri, talep halinde yetkili mercilere vermek gibi yasal şartlar da mevcuttur. Meyve ve sebzeler, filizlenmiş tohumlar, sığır eti, balık, bal, zeytinyağı, genetiği değiştirilmiş organizmalar ve canlı hayvanları içeren belirli yiyeceklere uygulanan, sektöre özel mevzuatlar da vardır.1-4

Gıda içeriği ve ürünlerini, imalat süreci süresince takip eden dahili izlenebilirlik sisteminin uygulanmasına dair yasal bir şart yoktur.1 Bununla birlikte, gıda endüstrisi, birçok durumda genel izlenebilirlik sistemlerinin bütünlüğünü sağlamak için, dahili bir izlenebilirlik sistemi de uygulamaktadır.

İzlenebilirlik sistemlerinin geliştirilmesi

Uygulanan gıda izlenebilirliği sistemi tipi, işletmeden işletmeye farklılık gösterebilir; bununla birlikte genel amaç hem yasal hem de ihtiyari koşulları (yani, dahili izlenebilirlik) birleştirmektir.

Bu sistemler, üretimin her safhasında gıda içeriğinde kullanılan maddelerin parti kodlarının kaydedilmesi gibi basit olabilirken, bu maddeler ile mamullerin hareketlerini izleyen ve kontrol eden bilgisayarlı barkodlama gibi karmaşık da olabilir. Gıda endüstrisindeki birçok şirket, izlenebilirlik ile geri çağırma için asgari koşulları karşılamak ve iyileştirmek amacıyla, bu tip sistemler geliştirmiştir.  En iyi uygulamaları veya ISO 22005:2007 gibi ihtiyari standartları kullanmaktadır.

İlerleme

İzlenebilirlik ve geri çağırma sistemleri, barkodlama, radyo frekansıyla tanımlama, global veri senkronizasyonu ve gıdaların otantiklik testi gibi gelişmelerle, geliştirilmeye ve iyileştirilmeye devam etmektedir. Gelişen teknolojiyle birlikte, gıda güvenliği kontrollerine ilişkin mevzuat devamlı olarak değiştirilmesi ve güçlendirilmesi gereken bir süreçtir. Bu, hem yetkililerin hem de gıda endüstrisinin, güvenli olmayan gıda maddelerini hızla belirlemesini ve diğerlerinden ayırmasını sağlayacaktır. Ayrıca, tüketicilerin gelecekte gıda ile ilgili problemlere maruz kalma riskini en aza indirgeyecektir.1,5

Referanslar

  1. Regulation (EC) No 178/2002 of 28 January 2002 laying down the general principles and requirements of food law, establishing the European Food Safety Authority and laying down procedures in matters of food safety.
  2. European Commission (2007). Food Traceability Fact Sheet.
  3. Regulation (EU) No 209/2013 of March 2013 amending Regulation (EC) No 2073/2005 as regards microbiological criteria for sprouts and the sampling rules for fresh poultry meat.
  4. Regulation (EU) No 931/2011 of 19 September 2011 on the traceability requirements set by Regulation (EC) No 178/2002 of the European Parliament and of the Council for food of animal origin.
  5. European Commission Q&A on Horsemeat.